Hürriyet

Donnerstag, 26. Mai 2011

Etiler bombası Ayten Hanım'ın bacağını kopardı

Etiler bombası Ayten Hanım'ın bacağını kopardı

ETİLER’de saat 09.00 sıralarında Koç Köprüsü altında, ilk belirlemelere göre parça tesirli ve zaman ayarlı bomba patladı. Polis Meslek Yüksek Okulu’nun bir sokak önündeki patlamada 1’i polis 8 kişi yaralandı. Patlamada, Arkadaşı Ceyhan Mercan ile otomobille olay yerinden geçen Ayten Bal bacağını kaybetti.

PATLAMADA BACAĞINI KAYBETTİ /  FOTO GALERİ

Etiler Nispetiye Caddesi Koç köprüsü altında meydana gelen patlamada 38 yaşındaki Ayten Bal bacağını kaybetti. Özel bir şirkette müşteri temsilcisi olarak çalıştığı öğrenilen Bal, arkadaşı Ceyhan Mercan ile aracıyla ilerlerken patlama oldu. Patlamanın şiddetiyle birlikte araçta büyük hasar oluşurken Bal ve arkadaşı yaralandı.  Bal ameliyata alındı.    
BACAĞINI KAYBEDEN KADIN HASTANEYE BÖYLE GÖTÜRÜLDÜ/ WEB TV
"YÜZÜNDE AĞIR YANIKLAR VAR"
Beşiktaş'ın Etiler semtinde meydana gelen patlamada yaralanan Yazgülü Şubatlı'nın akrabası gazeteci Tülay Şubatlı, “Yazgülü'nün yüzünde ağır yanıklar var. Saçları da yanmış. En ciddi sorun nefes borusunda. Doktorlar nefes borusunun içeriden yandığını söyledi” dedi.
Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gören yakını Yazgülü Şubatlı'yı ziyaret eden gazeteci Tülay Şubatlı, Yazgülü Şubatlı'nın yüzünde ağır yanıklar olduğunu, saçlarının da yandığını belirtti.
İŞTE PATLAMANIN OLDUĞU YER / WEB TV
Tülay Şubatlı, “En ciddi sorun nefes borusunda. Doktorlar nefes borusunun içeriden yandığını söyledi. Böyle şiddetli patlamalarda böyle bir durumun olduğunu belirtildi” diye konuştu.
Tülay Şubatlı, akrabası Yazgülü Şubatlı'nın halen solunum cihazına bağlı olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Yazgülü'nün bu yanıktan ötürü yemek borusunun kapanması önlenmeye çalışılıyor. Halen yoğun bakımda. Sağ gözü de yaralanmış ama ne derece yaralandığını öğrenemedik. Olay sırasında yolda yürüyormuş. Olayın hemen ardından kendi telefonu bozulduğu için başkasının telefonundan eşini arayarak hastaneye kaldırıldığını haber vermiş. Yazgülü'nün bilinci açık.”
Yaralı Sami Işık'ın babası Özcan Işık da oğlunun Levent'teki bir proje mühendislik firmasında çalıştığını ve arkadaşı Agop Demir ile birlikte işe giderken patlamaya maruz kaldıklarını ifade etti.
Özcan Işık, oğlu Sami Işık ile Agop Demir'in Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde müşahede altında tutulduğunu kaydetti.
GÖRGÜ TANIĞI ANLATTI        
Bal'ın sağ bacağını kaybettiği öğrenilirken genç kadına yardım eden vatandaşlardan Hatice Karaman olay anını gözyaşları içinde anlattı. Karaman, kadın sürücünün bacağının koptuğunu söyledi. Etiler Polis Meslek Yüksek okulunun önündeki caddede meydana gelen patlama sonrası, polis çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. Olayla ilgil incelemeler sürüyor. 

Mittwoch, 25. Mai 2011

Kaset skandalı İstanbul'a havale

Kasetler 5 ülkeden

MHP'nin avukatı Hamit Kocabey, YSK'ya sundukları dilekçeyle, “Anayasa, Yasa ve YSK kararına aykırı davranan parti, basın ve yayın kuruluşlarının uyarılması ve müvekkile vaki saldırıların önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını” istedi. Olayla ilgili bütün dosyalar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından birleştirilerek, İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı'na gönderilecek. Ayrıca söz konusu görüntülerin 5 ülke üzerinden internete yüklendiği belirlendi.














MHP'nin avukatı Hamit Kocabey, YSK'ya dilekçe sunmasının ardından yaptığı  açıklamada, dilekçeyle MHP'ye ve bazı milletvekili adaylarına yönelik saldırıya  ilişkin yasalarda yer alan hükümlerin uygulanması talebinde bulunduklarını  söyledi.

Anayasa ve yasa hükümlerinde seçimlere ilişkin işlemlerin nasıl  yürütüleceğinin belirtildiğini ifade eden Kocabey, bu hükümleri ihlal eden medya  grupları ve “iktidar sözcüleri” bulunduğunu savundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin talimatları doğrultusunda YSK'ya  başvurduklarını ve başvurunun takipçisi olacaklarını belirten Kocabey, “Bu  seçimin acilen dürüst, eşit ve adil yapılması hususundaki taleplerimizi YSK'ya  ilettik. Yasalara göre de seçimlerin dürüst, adil bir şekilde yapılmasının  sağlanması görevi YSK'nındır. Başvurunun sonucunu bekleyeceğiz” dedi.

Bir gazetecinin yasa hükümlerini ihlal edenlerin isimlerini YSK'ya  bildirip bildirmediklerini, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da bu isimler  arasında yer alıp almadığını sorması üzerine Kocabey, “Elbette Başbakan'da var.  Başbakan'ın Bursa mitingini YSK izlesin, bakalım oradaki konuşma YSK'nın 187 nolu  kararına uygun mu değil mi?” yanıtını verdi.

Ak Parti iktidarının çetelerle mücadele ettiğini iddia ettiğini ifade  eden Kocabey, şöyle konuştu:
“MHP'nin tüzel kişiliğine büyük bir saldırı varken, bir çete faaliyeti  varken, neden bu çete araştırılıp bulunmuyor. Bunun MHP'nin içerisindeki bir grup  tarafından yapıldığını söylüyor iktidar, şayet MHP'nin içerisinde bir çete varsa,  bunu da çıkartsınlar. Bu görev iktidara aittir, mağduriyetimizin boyutu  karşısında Cumhurbaşkanı yerinde duramamıştır. Sayın Cumhurbaşkanımız gerekli  kurumları ikaz ediyor.

Hayati Yazıcıoğlu hadisesi var, iki günde maili çeken kişi bulunup  ifadesi alınıyor ve olay açığa çıkarılıyor, MHP ülkenin 3. büyük partisi bu  hususta neden bir işlem yapılmıyor. Bunu kim yapacak. Biz acizane gayretlerimizle  işin peşinde koşuyoruz ama iktidar bir işlem yapmıyor.”

Kocabey, kasetlerin ortaya çıkmasının ardından parti yönetiminden istifa  eden Genel Başkan Yardımcılarının milletvekilliği adaylıklarından istifa  etmediklerinin belirlendiğinin anımsatılması üzerine de, kasetlerin ardından 9  parti yöneticisinin partideki görevlerinden istifa ettiklerini, bu 9 kişinin  bugün ya da engeç bu hafta sonuna kadar YSK'ya başvurup milletvekili  adaylıklarından da istifa ettiklerine dair dilekçelerini vereceklerini belirtti.

Kocabey, İstanbul milletvekili adayı İhsan Barutçu'nun bugüne kadar  istifa ettiğine dair parti ve YSK'ya bir dilekçesinin ulaşmadığını belirterek,  “Bu hadise karşısında MHP zulme ve büyük mağduriyete karşı dik durmuştur. Dik  durmasına devam edecektir. Bugün sayın Genel Başkanımızın talimatıyla İhsan  Barutçu kesin ihraç talebiyle Merkez Disiplin Kurulu'na sevk edilmiştir ve en  kısa sürede gerekli işlem yapılacaktır” dedi.

Deniz Bölükbaşı'nın avukatının adaylıktan istifa ettiklerine dair  dilekçeyi YSK'Ya sunduğunu, Osman Çakır'ın Samsun'da İl Seçim Kurulu'na  adaylıktan çekildiğine dair dilekçesini sunduğunu ifade eden Kocabey, diğer  kişilerin de adaylıktan çekildiklerine dair dilekçelerini sunacaklarını  kaydetti.

Bir gazetecinin kasetlerin dış istihbarat destekli olduğu yönünde,  gazetelerde haberler yer aldığını, kendilerinde bu yönde bilgiler olup olmadığını  sorması üzerine de Kocabey, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ve partinin  avukatlığını kendisinin yaptığını, sürece ilişkin açıklama yetkisinin de sadece  kendisinde olduğunu belirterek, kendilerinin haberde yer aldığı şekilde bir  açıklamalarının olmadığını, bu şekilde bir bilgiye de sahip olmadıklarını  vurguladı.

DOSYALAR İSTANBUL' GÖNDERİLECEK
Kocabey, “Kaset olayıyla ilgili bütün dosyalar Ankara Cumhuriyet  Başsavcılığı tarafından birleştirilerek, İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet  Savcılığı'na gönderiliyor, artık Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bu hususla ilgili  bir çalışma yapmayacak. İstanbul'daki Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı'na tüm  dosyalar gönderiliyor. Sadece bir dosya hariç, MHP Genel Başkanı ve partinin  dinlenmesine ilişkin dosya Ankara'da kalacak” diye konuştu.

Kocabey, seçimden sonra soruşturmanın hız kazanacağını düşündüklerini  Devlet Bahçeli'nin müşteki ya da herhangi bir sıfatla soruşturma kapsamında ifade  vermeyeceğini bildirdi.

Bir gazetecinin soruşturmanın gidişatının kendilerini umutlandırıp,  umutlandırmadığını sorması üzerine Kocabey, “MHP'nin temel bir özelliği var,  devletin kurumlarına güvenmek, onları yaşatmak ve onların yıpranmasının önüne  geçmek. Bu nedenle bütün kamu kurumlarının görevlerini yapmasını bekliyoruz,  takip ediyoruz, yapmalarını teşvik ediyoruz. Ama bu süreçte bunun yavaş  ilerlediğini hep birlikte görüyoruz, bizi üzen bu. İktidarın bir Bakanı ile  ilgili bir mail hemen açığa çıkartılırken, ancak MHP, Türkiye'de 5 milyon oy  almış bir parti, bu partinin hükmü şahsiyetine karşı büyük bir taarruz var, bir  çete faaliyeti var. Bununla ilgili herkes kayıtsız. Kim suç işlemişse bulmuşlar  bizde onları takdir edelim” dedi.
“BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ BİR SEÇİM DÖNEMİ YAŞANMAKTADIR”
Avukat Hamit Kocabey, YSK'ya sunduğu dilekçede, Anayasa'nın 79. maddesine  göre seçimle ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin  karara bağlama görevinin YSK'ya verildiğini belirtti. 6112 Sayılı Radyo ve  Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunun ilgi maddesine göre  seçim dönemlerinde yapılan yayın ve ilişkin usul ve esasların YSK tarafından  düzenleneceğini belirten Kocabey, dilekçesinde şunları kaydetti:
“Ülkemizde 12 Haziran'da yapılacak milletvekili seçimlerine dair devam  eden seçim döneminde gerek ülkemiz tarihinde ve gerekse demokrasi ile yönetilen  diğer ülkelerde benzeri görülmemiş bir seçim dönemi yaşanmaktadır.

Müvekkilim MHP'ye karşı seçim döneminde kullanılmak üzere organize bir  suç örgütü tarafından hazırlanmış, bazı ses ve görüntü kayıtları internet  sitelerinde yayımlanmış, müvekkil tüzel kişiliğin sayın genel başkanı ve  yöneticilerinin tamamının istifa etmeleri için bütün basın yayın organlarından  yer aldığı şekli ile şantaja maruz bırakılmışlardır. Bu tehditler ve şantaj  günlerce sürerken faillerin bulunması için ve yayınların durdurulması için ilgili  kurumların tedbir almadığı ve kayıtsız kaldığı gözlenmiştir.”

Dilekçesinde bu konunun iktidar partisince seçim meydanlarında  kullanıldığını da savunan Kocabey, şöyle devam etti:
“Müvekkil siyasi partiye karşı yapılan bu haksız saldırıların, bu  saldırıları önlemekle görevli olanlarca kullanılması ve ilgili kurumları harekete  geçirmemesi, seçim hukukunun temel ilkeleri olan eşitlik, dürüstlük, serbestlik  ilkelerine aykırı olmasının yanında suçtur. Yeni seçim döneminde yapılacak  yayınların tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerine uygun olması  zorunludur.

Anayasa, Yasa ve Başkanlığınız kararına aykırı davranan parti, basın ve  yayın kuruluşlarının uyarılması ve müvekkile vaki saldırıların önlenmesi için  gerekli tedbirlerin alınmasını, ilgili kişi, seçim kurulları ve tarafımıza bilgi  verilmesini saygıyla arz ederiz.”
2 SİTE SAHİBİNİN İFADESİ ALINDI
Bu arada MHP’yi sarsan kasetlerde yer alan görüntülerin 5 ülke üzerinden internete yüklendiği belirlenirken, yurtiçinde iki site sahibinin ifadesinin alındığı öğrenildi.

Selçuk İnan Galatasaray'da

Selçuk İnan Galatasaray'da

Galatasaray, Trabzonspor ile sözleşmesi sona eren Selçuk İnan ile 5 yıllığına anlaştı.











Trabzonspor ile olan sözleşmesi sona eren ve yerli transferin en önemli ismi haline gelen Selçuk İnan, kendisini ısrarla isteyen Galatasaray ile Fenerbahçe'nin tekliflerini düşündükten sonra Sarı-kırmızılı kulübe imza atmayı tercih etti. Galatasaray 2. Başkanı Ali Dürüst, bu akşam saatlerinde Selçuk İnan ve menajeri Batur Altıparmak ile yapılan görüşme sonunda kesin anlaşmaya vardı. Selçuk İnan, yapılan anlaşma sonunda kendisini 5 yıllığına Sarı-kırmızılı formaya bağlayacak imzayı atacak.
Bu arada Selçuk ile yapılan görüşmeye Fatih Terim'in yardımcısı olması kesinleşen Hasan Şaş da katıldıb. Şaş, yaptığı görüşme sonrasında milli futbolcunun Sarı-kırmızılı formayı tercih etmesinde etken oldu.
Transferi Galatasaray'ın resmi internet sitesi de şu şekilde duyurdu:
"Galatasaray, Trabzonspor'un milli orta saha oyuncusu Selçuk İnan ile beş senelik kesin anlaşmaya varmıştır. Yeni sporcumuza Galatasaray kariyeri boyunca üstün başarılar dileriz."

'Türkiye Esad'ı sildi'

İsrail istihbarat sitesinden müthiş iddia

İsrail hükümetine yakınlığıyla bilinen, bağımsız istihbarat sitesi DEBKAfile, başta, Başbakan Tayyip Erdoğan olmak üzere, Müslüman ve Arap ülke liderlerinin Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a verdiği desteğin büyük bir hızla kaybolduğunu öne sürdü.













DEBKAfile'da yer alan haberde, Başbakan Erdoğan’ın, hükümet yetkililerine kapalı kapılar ardında Ankara’nın Şam’la ilişkilerini en kısa sürede koparma emri verdiği iddia edildi.

Haberde, Erdoğan’ın tavrındaki bu değişikliğin Türkiye-İsrail ilişkilerini de etkileyebileceği ifade edildi. İsrail sitesi, Erdoğan’ın Suriyeli muhalif liderlere ilk kez 31 Mayıs ile 2 Haziran tarihleri arasında Türkiye’de bir toplantı düzenleme izni verdiğinin de altını çizdi.

Ancak Suriyeli muhalifler geçtiğimiz günlerde bir kez daha İstanbul’da bir araya gelmiş, hatta görüşmelere Müslüman Kardeşler’in Suriye kolunun temsilcileri de katılmıştı.

DEBKAfile haberinde, “Esad rejimine üç ay boyunca sarsılmaz bir destek verdikten sonra, Türk hükümetinden çevreler kendilerini sokaklarda Müslümanları vurup öldüren bir rejime arka çıkar halde görmek istemiyor” yorumu yapıldı. 

Dün Suriyeli bir insan hakları örgütü, olayların başlangıcından bu yana ülkedeki sivil can kaybının 1,100’ü geçtiğini açıklamıştı. Bunun ardından DEBKAfile’a konuşan bir üst düzey yetkili, “Türkiye Müslüman bir demokrasi. Kendi vatandaşlarını öldüren diktatörlere destek vermemeli” dedi.

DEBKAfile, Türkiye’nin politika değişikliğinin üç adımda gerçekleştiğini öne sürdü:

1-     Dün Türkiye Şam’a şu mesajı gönderdi: Türkiye Avrupa Birliğine üye değildir, dolayısıyla Esad’ın varlıklarının dondurulması ve seyahatinin engellenmesi yönündeki yaptırım kararları Ankara’yı bağlamaz. Ancak Suriye liderine Türkiye’yi ziyaret etmeye çalışarak niyetimizi test etmemesi tavsiye edildi.
2-     Esad’ın Suriye’nin kuzeyindeki Kürt bölgesindeki ayaklanmaları bastırması, Türkiye’nin güneyindeki Kürtler arasında da rahatsızlık yaratıyor. Bu durum sona ermezse, Ankara Suriye liderine karşı açıkça harekete geçecek.
3-     Erdoğan ve Esad arasında günlük telefon görüşmeleri sona erdi. Her halükarda, Erdoğan’ın Suriye liderine verdiği tavsiyeler hiçbir zaman uygulanmadı.

"ESAD ÖNEMLİ BİR BİLGİ KAYNAĞINI KAYBETTİ"

Haberde ayrıca Erdoğan’ın MİT Müsteşarı Hakan Fidan’dan Suriye ziyaretlerini sonlandırması ve Suriyeli muhaliflerin faaliyetleri hakkında Şam hükümetine bilgi vermeyi bırakmasını istediği de öne sürülerek, “Dolayısıyla Esad muhalefetin ne yaptığı konusunda çok önemli bir bilgi kaynağını da kaybetmiş oldu” denildi.

Dahası DEBKAfile kaynaklarına göre, Ankara’da yaşanan bu politika değişikliği sonucu Erdoğan, Haziran ayı sonunda Gazze’ye gidecek ikinci Mavi Marmara filosuna müdahaleyi de yeniden değerlendirmeye başladı. Habere göre Erdoğan, Şam’ın, İsrail’le Türkiye arasındaki yeni bir çatışmayı Türkiye-Suriye dostluğunun işareti olarak gösterme ve bu durumu kullanma ihtimaline karşı Türkiye’den filoya katılımı önlemeye çalışıyor.